PROF DR METIN ÖZATA
GUATR TIROID ENDOKRIN UZMANI

GUATR

GUATR NEDENLERI

PROF DR METIN ÖZATA

Tiroid bezinin herhangi bir nedenle büyümesine guatr diyoruz. Tiroid bezinin büyüklügü saglikli kisilerde de bazi farkliliklar gösterir. Bu farkliliklarin nedenleri asagida verilmistir:

Tiroid bezi büyüklügünü belirleyen faktörler:

Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgilanan TSH hormonu  tiroid bezinin büyümesini etkiler.  Asiri salgilanan TSH  hormonu tiroid bezini uyararak büyümesini saglar; buna karsilik TSH az salgilanirsa bu defa tiroid bezi küçük kalir.

Kisinin  gida veya içilen sularla aldigi iyot miktari da tiroid bezi büyüklügünü etkilemektedir. Iyot alimi yetersiz olunca tiroid bezinde büyüme olmaktadir.

Selenyum elementi de tiroid hormon metabolizmasinda önemli rol oynar.  Selenyum mineralinin az alindigi durumlarda kanda  TSH  ve  T4  hormonu yükselir, fakat  T3  hormonu düser.  Iyot yetmezligi ile birlikte selenyum eksikligi varsa iyot yetmezligine bagli hastaliklar daha siddetli olarak ortaya çikmaktadir.

Vücut agirligi veya büyüklügü ile tiroid hacmi arasinda iliski vardir. Özellikle vücudun yagsiz kismi ile tiroid hacmi arasinda iliski oldugu gösterilmistir. Erkeklerde tiroid hacminin kadinlardan fazla olmasi ise erkeklerin vücut  agirliginin  daha fazla olmasi ile açiklanmaktadir.

Dogum sayisi da tiroid bezinin büyüklügünü etkiler. Gebelikte tiroid hacminde artma olmaktadir. Dogum sayisi arttikça tiroid hacmi artmaktadir. Bu durum özellikle iyot yetmezligi olan bölgelerde daha fazladir.

Sigara içenlerde tiroid bezinin daha büyük oldugu saptanmistir. Sigara içenlerin kanlarinda tiroid hormonu üretimini engelleyen tiyosiyanat  isimli bir maddenin düzeyi artar. Artan tiyosiyanat hem kandaki iyotun tiroid bezi tarafindan tutulmasini önler hem de tiroid hormon olusumunu azalttigindan hipofiz bezinden TSH salinisi artarak daha fazla hormon üretilmesi saglanmaya çalisilir. Artan TSH hormonu ise bu defa tiroid bezinde büyüme  yapar. Sigara içenlerde  bu nedenle guatr  sikligi daha fazladir.

Tiroid bezinde adet dönemine göre kadinlarda degisiklikler olur. Tiroid hacmi  iki adet  kanamasi arasindaki dönemin ilk yarisinda  yaklasik % 50 kadar artabilmektedir.  Iki adet arasindaki zamanin  ikinci yarisinda (luteal faz)  bu artis geriye döner ve bez eski haline döner.  Bu hacim degisiklikleri östrojen hormonunun tiroid bezindeki kanlanmayi  etkilemesine  bagli olarak olusmaktadir. 

Genetik faktörler: Yukarida sayilan nedenler içinde en önemlisi genetik faktörlerdir.  Tiroid bezindeki büyüklük % 71 oraninda  genetik olarak belirlenmektedir.  Guatrin bazi ailelerde sik görülmesi de bunu desteklemektedir.  Iyot yetmezligi olmayan bölgelerde saptanan guatrin nedeni genetik faktörler yani anne ve babamizdan gelen kalitimdir.

Alkol  fazla içenlerde ise  ilginç olarak guatr daha az görülmektedir.  Alkolün guatr sikligini nasil azalttigi tam bilinmemektedir; bu büyük olasilikla alkolün  tiroid bezi için direk toksik etkisine baglidir.

Dogum kontrol hapi kullanan kadinlarda tiroid bezi hacmi daha küçük bulunmustur.

Sekil 3’de normal tiroid bezi ile büyümüs olan tiroid bezi kiyaslanarak sembolize edilmistir.

Guatr çesitleri:

Tiroid bezi büyümeleri yani guatr 3 sekilde olabilir:

1-      Basit Guatr: Tiroid hormonlari normaldir. Bez içinde nodül yoktur. Tiroid bezinde büyüme vardir. Bu nedenle buna basit guatr adi da verilir.

2-      Nodüler guatr: Tiroid bezi büyür ancak bez içinde nodül dedigimiz nohut veya leblebi büyüklügünde yumrular vardir. Nodüler guatrda  tiroid hormonlari normal veya artmis olabilir.

3-      Dalan Guatr (Torasik veya Plonjan Guatr): Tiroid bezinin gögüs kafesi içine dogru büyümesi ve gögüs kafesi içine girmesi veya dalmasidir.

BASIT GUATR

Salgiladigi tiroid hormonlari normal oldugu halde   büyümüs tiroid bezine  basit guatr denir. Içerisinde nodül olmadan tiroid bezinin oldugu gibi büyümesine düz  veya basit guatr denir. Guatrin içinde nodüller varsa bunlara bu defa nodüler guatr denir. Iyot yetmezligi dünyada en sik guatr nedenidir. Iyot yetmezligi nedeniyle olusan guatr ilk yillarda düz bir büyüme seklindedir; yani içinde nodül yoktur. Çocukluk ve ergenlik döneminde guatrda nodül pek bulunmaz. Ancak tedavi edilmez ve iyot eksikligi devam ederse  ileri yaslarda guatr hem büyür hem de içinde nodüller olusur. Bu nodüller ileride asiri hormon salgilama özelligi kazanarak  hipertiroidi dedigimiz  kanda tiroid hormonlarinin asiri çalismasina neden olabilirler.

  Iyot yetmezligine bagli guatri olan kisilerin kanlarinda T3 hormonu hafif artar, TSH hormonunda biraz artis olabilir ve T4 hormonu biraz düsük çikar.

Bir  toplumda 6-12 yas arasi çocuklarin % 5’den fazlasinda basit guatr varsa buna endemik (yaygin) guatr denir. Endemik guatr iyot yetmezligi olan bölgelerde sik görülür. Bu oran % 5 den az olursa sporadik (seyrek görülen) guatr ismi verilir. Sporadik guatr ise iyot yeterli bölgelerde görülür.

            Guatr kadinlarda  erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür.  Gençlik çaginda da kizlarda erkeklere göre daha fazla görülür.  Türkiye’de  guatr sikligi bölgelere göre degismek üzere % 5-56 arasinda degismektedir. Görüldügü gibi bu çok yüksek bir orandir. 

Iyot yetmezligi olan bölgelerde guatr daha fazladir. Özellikle daglik bölgelerde toprakta iyot az oldugundan guatr daha fazla görülür. Bilinenin aksine kara lahana yenmesiyle guatr olusumu arasinda bir iliski yoktur.

Selenyum yetmezligi de ülkemizde önemli bir problemdir. Yaptigimiz bir çalismada  guatrli  kisilerde selenyum düzeyinin düsük oldugunu saptadik.

Suda bulunan perklorat ve kadmiyum fazlaligi da guatra neden olabilmektedir. Pillerle bulasmis sularda kadmiyum yüksektir ve guatr ortaya çikar.

Demir eksikligi  olan kisilerde de guatr sikliginda artis vardir.

Ergenlik çagindaki çocuklarda  bazen  guatr olusur ve buna adölesan veya ergenlik  guatri denir. Ergenlik döneminde artan hormon ihtiyacini karsilamak için tiroid bezi biraz büyür ve guatr olusur. Daha sonra bu guatr çogu çocukta  veya gençte kaybolur.

Yalanci guatr ise tiroid bezinin dogustan normal yerlesim yerinden biraz yukarida olmasi  ve  özellikle ince boyunlu kadinlarda guatr varmis izlenimi vermesidir. Yapilacak ultrasonda tiroid hacminin artmadigi ve guatr olmadigi ortaya konur.

Gebelikte ve menopoz döneminde de tiroid büyüklügü artar ve guatr olusabilir.

Iyot yetmezligi fazla olan kadinlarda  gebe kalma ve çocuk dogurma sikligi  azalir. Iyot yetmezligi üremeyi engelleyebilmektedir. Bu nedenle çocugu olmayan kadinlarda iyot yetmezligi olup olmadigi arastirilmalidir. 

Guatrin  ailesel özellik gösterdigi  bilinen bir gerçektir. Bazi ailelerde guatr fazla görülür. Yapilan çalismalar guatr gelisiminde kalitimsal geçisin  iyot yetersizligi olan  bölgelerde yasayan  kadinlarda %39 oraninda,  iyodun yeterli alindigi   bölgelerde  yasayanlarda ise % 82 oraninda oldugunu ortaya koymustur.


BASIT GUATR

Salgiladigi tiroid hormonlari normal oldugu halde   büyümüs tiroid bezine  basit guatr denir. Içerisinde nodül olmadan tiroid bezinin oldugu gibi büyümesine düz  veya basit guatr denir. Guatrin içinde nodüller varsa bunlara bu defa nodüler guatr denir. Iyot yetmezligi dünyada en sik guatr nedenidir. Iyot yetmezligi nedeniyle olusan guatr ilk yillarda düz bir büyüme seklindedir; yani içinde nodül yoktur. Çocukluk ve ergenlik döneminde guatrda nodül pek bulunmaz. Ancak tedavi edilmez ve iyot eksikligi devam ederse  ileri yaslarda guatr hem büyür hem de içinde nodüller olusur. Bu nodüller ileride asiri hormon salgilama özelligi kazanarak  hipertiroidi dedigimiz  kanda tiroid hormonlarinin asiri çalismasina neden olabilirler.

  Iyot yetmezligine bagli guatri olan kisilerin kanlarinda T3 hormonu hafif artar, TSH hormonunda biraz artis olabilir ve T4 hormonu biraz düsük çikar.

Bir  toplumda 6-12 yas arasi çocuklarin % 5’den fazlasinda basit guatr varsa buna endemik (yaygin) guatr denir. Endemik guatr iyot yetmezligi olan bölgelerde sik görülür. Bu oran % 5 den az olursa sporadik (seyrek görülen) guatr ismi verilir. Sporadik guatr ise iyot yeterli bölgelerde görülür.

      Guatr kadinlarda  erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür.  Gençlik çaginda da kizlarda erkeklere göre daha fazla görülür.  Türkiye’de  guatr sikligi bölgelere göre degismek üzere % 5-56 arasinda degismektedir. Görüldügü gibi bu çok yüksek bir orandir. 

Iyot yetmezligi olan bölgelerde guatr daha fazladir. Özellikle daglik bölgelerde toprakta iyot az oldugundan guatr daha fazla görülür. Bilinenin aksine kara lahana yenmesiyle guatr olusumu arasinda bir iliski yoktur.

Selenyum yetmezligi de ülkemizde önemli bir problemdir. Yaptigimiz bir çalismada  guatrli  kisilerde selenyum düzeyinin düsük oldugunu saptadik.

Suda bulunan perklorat ve kadmiyum fazlaligi da guatra neden olabilmektedir. Pillerle bulasmis sularda kadmiyum yüksektir ve guatr ortaya çikar.

Demir eksikligi  olan kisilerde de guatr sikliginda artis vardir.

Ergenlik çagindaki çocuklarda  bazen  guatr olusur ve buna adölesan veya ergenlik  guatri denir. Ergenlik döneminde artan hormon ihtiyacini karsilamak için tiroid bezi biraz büyür ve guatr olusur. Daha sonra bu guatr çogu çocukta  veya gençte kaybolur.

Yalanci guatr ise tiroid bezinin dogustan normal yerlesim yerinden biraz yukarida olmasi  ve  özellikle ince boyunlu kadinlarda guatr varmis izlenimi vermesidir. Yapilacak ultrasonda tiroid hacminin artmadigi ve guatr olmadigi ortaya konur.

Gebelikte ve menopoz döneminde de tiroid büyüklügü artar ve guatr olusabilir.

Iyot yetmezligi fazla olan kadinlarda  gebe kalma ve çocuk dogurma sikligi  azalir. Iyot yetmezligi üremeyi engelleyebilmektedir. Bu nedenle çocugu olmayan kadinlarda iyot yetmezligi olup olmadigi arastirilmalidir. 

Guatrin  ailesel özellik gösterdigi  bilinen bir gerçektir. Bazi ailelerde guatr fazla görülür. Yapilan çalismalar guatr gelisiminde kalitimsal geçisin  iyot yetersizligi olan  bölgelerde yasayan  kadinlarda %39 oraninda,  iyodun yeterli alindigi   bölgelerde  yasayanlarda ise % 82 oraninda oldugunu ortaya koymustur.

ZEHIRLI GUATR

Tiroid bezinin asiri çalismasina yani asiri tiroid hormonu üretmesine tip dilinde  hipertiroidi adi verilir. ‘’Hiper’’ Latince ‘’fazla’’ veya ‘’yüksek’’ manasina gelir. Hipertiroidi hastaligina tip dilinde  ‘’tirotoksikoz ‘’ adi da verilir.  Tiroid bezinin asiri çalismasina halk arasinda ‘’zehirli guatr’’ veya ‘’iç guatr’’ isimleri de verilmektedir. Bu isimlendirmeler maalesef yanlistir; ne zehirlenme söz konusudur ne de bir iç guatr vardir. Elleriniz titriyor, agziniz kuruyor ve çok yemek yemenize ragmen kilo veriyorsaniz yada çabuk sinirleniyor ve çevrenize bagirip çagiriyorsaniz sizde tiroid bezi fazla çalisiyor olabilir. Sekil 4’de tiroid bezinin fazla çalismasi sembolize edilmistir.

Tiroid bezinde asiri çalismaya neden olan hastaliklar sunlardir:

1-      Graves hastaligi : TSH reseptör antikorlarinin kanda artmasi nedeniyle olusan tiroid bezi asiri çalismasidir.  Bazi hastalarda gözde büyüme olur. Hipertiroidinin en sik  nedenidir. Hipertiroidisi olan hastalarin % 60-90’nini Graves hastaligi olusturur. Bagisiklik sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanir.

2-      Sicak nodüllerin fazla hormon salgilamasi: Sicak nodüllerin  asiri tiroid hormon yapip salgilamasi durumunda tiroid hormonlari kanda artar ve hipertiroidi hastaligi olusturur.

3-      Tiroid bezinin iltihabi hastaliklari: Tiroid bezinde itihabi hastaliklar oldugunda bezde depo edilmis halde bulunan  tiroid hormonlari kana döküldügünden hormonlar yükselir ve  hipertiroidi belirtileri ortaya çikar.

4-      Tiroid hormon ilaçlarinin fazla alinmasi: Levotiroksin ilacinin  gereginden fazla alinmasi kanda tiroid hormonlarini artirir  ve hipertiroidi yapar.

5-      Bazi ilaçlarin kullanimi: Cordarone  isimli kalp ilaci ve   interlökin ilaci  kullanan bazi hastalarda tiroid bezi fazla çalisarak hipertiroidi hastaligi olusturabilir.

6-      Asiri sekilde iyot almak:  Iyodun fazla alinmasi  nodülü olan hastalarda hipertiroidi yapar.

7-      Civa zehirlenmesi : Civanin fazla alinmasi   hipertiroidizm denilen tiroid bezinin asiri çalismasina neden olabilir.

GRAVES HASTALIGI

Graves hastaligi bazen  gözlerde büyüme yapan tiroid bezinin asiri çalismasi hastaligidir. Tiroid bezi asiri çalismasi hastaligi olan kisilerin % 60-90’nini yani çogunlugunu Graves hastaligi olusturur.  Dr. Robert Graves tarafindan ilk defa kesfedildigi veya tanimlandigi için bu hastaliga   Graves hastaligi adi verilmistir.     

Graves Hastaligi Kimlerde daha sik görülür?           

Graves hastaligi  hipertiroidinin  en sik nedenidir.  Her yasta görülebilirse de, 20-40 yas arasinda  en fazla görülür.

Kadinlarda  erkeklerden 5-7 kat daha  fazla görülürken toplumda görülme sikligi  % 1  kadardir.

Graves Hastaliginda ailesel özellik vardir:

Graves hastasi bir kisinin ailesinin diger  fertlerinde  %15  oraninda  Graves hastaligi saptanir. Bu nedenle ailesinde Graves hastaligi olan kisiler tiroid tetkikleri yaptirmalidirlar.

Graves Hastaligi Neden Olusur?

Graves hastaligi bagisiklik sistemindeki bir bozukluk sonucu olusur. Nedeni bilinmeyen bir sekilde TSH hormonunun tiroid bezine baglandigi reseptör adi verilen proteinlere karsi antikor denilen proteinler olusur. Bu antikorlarin neden olustugu henüz bilinmemektedir. Kanda artan TSH reseptör  antikorlari ayni TSH hormonu gibi tiroid bezine yapisarak  daha fazla çalismasina  ve asiri miktarda tiroid hormonu yapmasina neden olur. Sonuçta artan tiroid hormonlari metabolizmamizi hizlandirarak (çarpinti, terleme gibi)  Graves hastaligi ortaya çikar.

Kimler Graves hastaligi için risk altindadir?

Graves hastaligina genetik egilim katkida bulunmaktadir. Bazi ailelerde bu nedenle Graves hastaligi daha fazla görülür. Ailesinde Graves hastasi olan kisiler  risk altindadir ve genetik veya kalitimin  hastaligin gelismesinde en önemli etken oldugu  saptanmistir.

Stres, üzüntü, sigara içmek, fazla iyotlu tuz yemek ve bazi ilaçlar bu hastaligin olusumuna neden olabilir.



GUATR VE GEBELIK

            Tiroid hastaliklari  kadinlarda adet düzenini ve yumurtlamayi bozarak  gebe kalmayi önleyebilmektedir.

            Çocuk istedigi halde gebe kalamayan kadinlarda yapilacak tetkikler TSH, serbest T3, serbest T4 ve anti-TPO antikor düzeyleridir. TSH düzeyi 1.5’dan yüksek olan bu tür kadinlarda tiroid hormon ilaciyla yapilan tedaviler  faydali olmaktadir. Anti-TPO antikoru yüksek olan ancak gebe kalamayan kadinlarda da tiroid hormon ilaci verilebilir. Selenyum destegi de bu kadinlar için faydali olabilmektedir.

            Tiroid hormonlari fazla çalisan kadinlarda ise ayri bir tedavi plani uygulanir.

            Gebe kalamayan kadinlarda iyot yetmezligi olup olmadiginin da arastirilmasi gerekir. Iyot yetmezligi yumurtlamayi bozabilmektedir.

            Tüp bebek yaptirmak isteyen kadinlarin anti-TPO antikorlari yüksekse basarisizlik artmaktadir. Bu hastalarda aspirin veya düsük doz heparin uygulamasinin faydali oldugunu bildiren çalismalar yayinlanmistir.

Tiroid bezinin az çalismasi veya fazla çalismasi kadinlarda adet düzensizligi yapmakta ve gebe kalmayi önlemektedir.

            Gebe kalamamak veya kisirlik sorunu kadinlarda   genellikle endometriozis  denen  rahim içini örten tabakanin  hastaligi (% 11), rahim tüplerindeki hastalik (% 30) ve yumurtaliklarin iyi çalismamasi (% 59) nedeniyle olusur.

            Gebe kalamayan kadinlarin % 18’inde anti-TPO antikoru  kanlarinda yüksek olarak bulunur. Buna karsilik endometriozis isimli rahim hastaligi olan  kadinlarda ise  anti-TPO antikoru   % 50’sinde, yani her 2 hastadan birinde yüksek olarak saptanir. Bu antikor yüksekliginin gebe kalmayi nasil önledigi tam olarak bilinmemektedir. Bilinen bir mekanizma bu antikorlarin tiroid bezinin az çalismasina neden oldugu ve bu nedenle yumurtlamayi bozdugu seklindedir.

            Anti-TPO antikoru yüksek olan kadinlarda ve tiroid bezi az çalisanlarda tüp bebek basari orani düsüktür. Bu nedenle bu kadinlarin tüp bebek islemi öncesi tedavi edilmeleri gerekir.

Tiroid bezinin az çalismasi, adet sikligini  azalmakta ve  adetlerde olusan kanama miktarini artirmaktadir. Çok fazla olusan adet kanamalari bu hastalikta olusan kan pihtilasmasindaki  azalmaya veya kanin  fazla sulanmasina baglidir. Hipotiroidisi olan kadinlarin % 23.4’ünde ise adet düzensizligi vardir.

Tiroid bezi az çalisan kadinlarda cinsel istekte azalma oldugu gibi yumurtlama da bozulur ve gebe kalma sansi azalir. Hafif  tiroid bezi yetmezligi olanlar (sadece TSH hormonu yüksek, fakat T3 ve T4 hormonu normal olanlar) gebe kalsalar bile düsük sikligi fazladir.

Yukarida belirtilen nedenlerle tüp bebek için basvuracak bayanlar veya kisirlik problemi olan kadinlar mutlaka TSH, T4 ve anti-TPO antikor ölçümlerini yaptirmalidirlar. Annenin tiroid hormonlarinin normal olmasi özellikle gebeligin ilk 3 ayinda bebegin beyin gelisimi için çok önemlidir. Bebegin beyin gelisimi bu ilk 3 ayda anneden  göbek kordonu yoluyla gelen tiroid hormonlarina baglidir. Annede tiroid hormonlari az ise bebegin beyin gelisimi iyi  olmamaktadir. 12nci haftadan sonra bebek kendi tiroid hormonlarini yapmaya basladigindan ilk 3 ay büyük önem tasimaktadir.

Annede  gebelik baslangicinda mevcut olan  tiroid bezi yetmezligi (tiroid hormonlarinin az olmasi)  bebegin zeka seviyesinin (IQ) düsük olmasina neden olmaktadir.  Yapilan bilimsel çalismalar tiroid hormonlari düsük bir anneden dogan çocuklarda zeka (IQ) seviyesinin %85’in altinda oldugunu göstermistir.  Bu çocuklarin okul basarilari ve arkadaslariyla olan  iliskileri  de düsüktür. Bu  nedenle hamile kaldigini ögrenen tüm anne adaylari  vakit geçirmeden tiroid hormon tetkiklerini yaptirmalidirlar.

 Her 100 gebenin 2 veya 3’ünde teshis edilmemis tiroid yetmezligi vardir. Bu yetmezlik özellikle kanlarinda  anti-TPO antikoru yüksek olan gebelerde  daha da fazla olup  % 15 oraninda görülür. Bu nedenle gebe kalmadan önce kaninizda anti-TPO antikoru yüksek ise gebelikte tiroid hormon yetmezligine girme ihtimaliniz artiyor demektir.

Gebelik döneminde iyot eksikligi olan kadinlarda da tiroid hormonlarinda azalma olusmaktadir. Bu nedenle gebelik süresince iyotlu tuz yemek çok önemlidir.

Önceden tiroid yetmezliginiz varsa kullandiginiz  Levotiroksin ilacinin dozunu  hamile kaldiginizi ögrenince  ayarlamak için Endokrinoloji uzmani bir doktora giderek tetkiklerinizi yaptirin ve onun takibine girin.

Tiroid yetmezligi  olan gebelerde düsük riskinin arttigini da unutmayin. Tiroid bezi az çalisan kadinlarda düsük sayisinin  gebeligin  4 ile 6. aylari arasindaki dönemde  dört kat daha fazla oldugu saptanmistir.

Tiroid yetmezligi saptanan gebelerde tedavi çok kolaydir.   Kullanacaginiz  Levotiroksin ilaci hormonlarinizi hemen düzeltir.

Bebegin zeka gelisimini etkileyen önemli  diger bir durum annenin yeteri kadar iyot alip almamasidir. Gebelik ve emzirme dönemindeki iyot yetmezligi  bebeklerde zeka geriligi yapmaktadir. Gebe ve emziren kadinlar iyot ihtiyacini iyotlu tuz yiyerek veya  iyot içeren multivitaminler alarak karsilayabilirler. Bir gebenin  günde 200 mikrogram iyot almasi gerekir. Bu  miktardaki iyot multivitamin ilaçlarda  bulunan iyot ile saglanabilir. Emziren kadinlarda ise günde 290 mikrogram iyot alinmasi gerekir.

TERLEME VE GUATR

            Tiroid bezi hizla çalisan kisilerde terleme fazladir. Kanda asiri tiroid hormonu bulunmasi metabolizmayi arttirdigindan ter bezleri asiri çalisarak terlemede artis meydana gelir. El, koltuk alti ve ayakta olusan asiri terlemenin tiroid hastagindan ileri gelip gelmedigini anlamak için tiroid hormonlari (T3 ve T4) ve TSH hormon ölçümü yapilmasi gerekir.

Tiroid hastaligi olmadigi halde asiri terleme versa bunun  nedenlerinin arastirilmasi gerekir. Bazen tüm  arastirmalara ragmen terleme yapan hiçbir neden ortaya konamaz. Bazi metabolizma hastaliklari, atesli hastaliklar ve ilaçlar da terleme yapabilir.

Terleme genellikle 3 sekilde kendini gösterir:

1-      Stres nedeniyle olusan tip: el içi, ayak tabani ve koltuk alti terler.

2-      Bölgesel terleme

3-      Yaygin (vücudun her tarafinda olusan) terleme

Yaygin terleme sinir sisteminin (otonom sinir sistemi) asiri çalismasi nedeniyle olusabildigi gibi metabolik hastaliklar, atesli hastalik veya kanserler nedeniyle de olusabilir. Bu tür terleme ergenlik çaginda ve genelde %1 oraninda görülür. Erkek ve kadinda ayni siklikta olur.

Devamli alkol alanlarda terleme fazladir. Eriskin yasta yaygin terleme  baslarsa  asagida  siralanan hastaliklarin olup olmadigi  arastirilir:

-Sinir hastaliklari

-Bazi kanserler

-Hipertiroidi (tiroid bezi fazla çalismasi)

-Seker Hastaligi

-Atesli hastaliklar

-Dideral ve bazi antidepresan ilaçlar terleme yapar

-Alkolikler

-Hodgkin hastaligi

-Verem (Tüberküloz)

-Kan sekeri düsüklügü (hipoglisemi)

-Ürit asit fazlaligi

-Gut hastaligi (kanda ürik asit yüksekligiile olusan hastalik)

-Feokromasitoma (böbrek üstü bezinde bulunan ve tansiyon yükselmesi ile kendini gösteren tümör)

-Menopoz dönemi

Terlemesi fazla olan bir kiside yapilacak tetkikler sunlardir:

-T3, T4,  ve TSH hormonlari

-Açlik kan sekeri ve 3 saatlik seker yükleme testi

-Kan ve idrarda adrenalin ve noradrenalin

-Idrarda metanefrin veya VMA testi

-Ürik asit ölçümü

-PPD testi (Tüberküloz  taramasi için)

-Akciger Grafisi

ALERJI VE GUATR

Bazi allerjik hastaliklar tiroid hastaligi ile birlikte sik görülür. Ürtiker (kurdesen) denilen ve ciltte kabarikliklar ve kasinti ile kendini gösteren hastalik  ve  burun tikanikligi ve sik hapsirma ve burun akintisi ile kendini gösteren allerjik rinit özellikle tiroid antikoru (anti-TPO) yüksek olan hastalarda  daha fazla görülmektedir. Tiroid hastalarinda allerjik hastaliklarin neden fazla oldugu ise henüz bilinmemektedir.

 Allerjik riniti olanlarda bazen Graves hipertiroidisi denen tiroid bezinin fazla çalismasi hastaligi  ortaya çikabilmektedir. Bunun nedeni tam  olarak bilinmemektedir. Bununla beraber her iki hastaligin da mevsimsel olmasi ilginçtir.

            Özellikle ürtiker denen ciltte kirmizi renkte kabariklik ve kasintilarla kendini gösteren hastaligi olan kisilerde tiroid  hormonlarinda degisiklik  veya bunlarin % 5-35’inda  kanda anti-TPO antikor yüksekligi siklikla birlikte olur. Antikor seviyesi yüksek olan hastalarda ise % 40-54 oraninda tiroid bezi yetmezligi veya sadece TSH yüksekligi vardir.

Graves hipertiroidi hastaligi olanlarin bir kisminda da ürtiker mevcuttur.

Bu nedenle ürtikeri olan hastalarda tiroid hormon tetkiklerini ve anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarini ölçmek ve belirli araliklarla takip etmek gerekir.

Ürtikerli hastalarda  tiroid hormonlari normal olsa dahi levotiroksin içeren tiroid ilaçlarini kullanmak faydali olabilmektedir. Bu ilaçlari kullanan hastalarda ürtiker hastaliginin  daha çabuk düzeldigi saptanmistir.  

       

 SAÇ DÖKÜLMESI   VE GUATR

Vücuttaki killarin veya saç killarinin ve hatta  kaslarin gelisimi için tiroid hormonlarinin kanda yeterli miktarda olmasi gerekir. Tiroid bezi yetmezliginde tiroid hormonlari kanda azaldigindan saçlarda dökülme baslar ve  hatta kaslarin dis kisimlarinda da dökülme olur. Tiroid hormon azliginda  vücudun bütün metabolizmasi yavasladigindan bagirsaklardan  emilen vitamin ve minerallerin emilmesindeki bozukluk da  saçlarin dökülmesine  katkida bulunmaktadir.  Bu kisiler tedavi amaciyla içinde  levotiroksin ilaci bulunan tiroid ilaci kullanmaya basladiktan sonra saç dökülmesi azalir, durur  ve saçlar yeniden çikmaya baslar. Bunun yaninda vitamin destegi yapilmali ve eksik mineraller varsa (demir, çinko gibi) alinmalidir. Ayrica omega 6 yag asitleri  destegi de faydali olabilir. Hormonlar normale gelse bile saçlarin tam düzelmesi uzun zaman alir. Bu nedenle acele etmeyiniz.  Hormonlar normale geldigi halde saç dökülmesi devam ediyorsa baska hormon bozuklarinin arastirilmasi gerekir. Özellikle  kadinlarda görülen erkek tipi bir saç dökülmesi  kandaki erkeklik hormonunun (testosteron) artmasindan  kaynaklanabilir. Bu kisilerde yumurtaliklarin ve böbreküstü bezi hormonlarinin incelenmesi gerekir.

            Alopesi areata denen saçin bir kismindaki dökülme (halk arasindaki adiyla saçkiran) Hashimoto hastaliginda sik görülür.  Saçkirani olan hastalarda tiroid hormonlarina ve anti-TPO antikoruna bakilmasi faydalidir. Eger hormon düsüklügü veya antikor yüksekligi varsa tiroid hormon ilaci verilmelidir.

            Tiroid bezi fazla çalisan yani kaninda tiroid hormonlari yüksek olan hastalarda saçlarda incelme ve dökülme olabilir. Ilaçlarla bu hastalik tedavi edilince saç dökülmesi azalir ve kaybolur.

            Içinde levotiroksin  bulunan tiroid  ilaci kullanan bazi hastalarda saç dökülmesinin arttigi sikayeti ile çok sik karsilasiriz. Bu ilaçlar  aslinda saç dökülmesini artirmaz. Ancak ilacin dozu fazla gelirse bazen  saç dökülmesinde artis olabilmektedir. Bu kisilerde  hormon ölçümü yapilmali ve bu arada demir eksikligi,  çinko eksikligi ve kansizlik olup olmadigi yapilacak tetkiklerle  arastirilmalidir.  Özellikle kadinlarda demir eksikligine bagli kansizlik ve saç dökülmesi çok sik oldugundan öncelikle demir eksikligi yönünden arastirma yapmak gerekmektedir. 

DEPRESYON VE  GUATR

            Depresyondaki kisilerin  %10-15’inde tiroid bezi yetmezligi veya tiroid hormonlarinda anormallikler vardir. Buna karsilik hipotiroidi dedigimiz tiroid bezi yetmezligi olan  kisilerin çogunda depresyon bulunur ve  psikolojik tedaviye dirençlidir.  Tiroid bezi yetmezligi olan  hastalarin % 40 kadarinda ve  özellikle kadinlarda depresyon  ve panik atak sik görülür.  Tedaviyle sikayetlerde azalma olmasina ragmen bazen dirençli bir depresyon yani sik nüks eden veya tekrarlayan depresyon görülebilir.  Bu hastalarda tiroid bezi yetmezliginin iyi tedavi edilmesi gerekir.  Bu tedavi sirasinda TSH’nin 1.0-1.5 IU/L arasinda olmasi depresyonun düzelmesine daha iyi katkida bulunur.  Hipotiroidi tedavisinde kullanilan tiroid hormon ilaçlari (Levotiroksin) beyindeki  mutluluk hormonu adi verilen serotonin seviyesini  artirarak depresyon belirtilerini azaltmaktadir

Psikolojik sorunlar ile özellikle kandaki T3  hormon düzeyleri arasinda bir iliski oldugu yapilan çesitli çalismalarda ortaya konmustur. Kan T3 düzeyi azaldikça depresyon olusmasi riski ve nüksü artmaktadir.

            Kandaki anti-TPO antikorlarinin yüksekligi ile depresyon arasinda da bir iliski vardir. Bu nedenle depresyonu olan hastalarda ve özellikle sik tekrarlayan depresyonlu kisilerde TSH, T3, T4 hormonlari ile anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlari  mutlaka ölçülmelidir. Tiroid bezi yetmezligi varsa bu hastalar içinde levotiroksin bulunan tiroid ilaçlariyla   tedavi edilirler.     

             Bazi bilim adamlari depresyonlu kisilerde “beyinde hipotiroidizm” oldugunu, yani beyinde tiroid hormon azligi oldugunu, ancak kanda tiroid hormonlarinin normal oldugunu  iddia etmislerdir. Bu nedenle  tiroid hormonlari normal oldugu halde T3 hormon ilacini tedavide kullanan psikiyatri uzmanlari vardir.

            Kadinlarin %15’inde dogum sonrasi depresyon görülmektedir. Buna ‘’Dogum Sonrasi Depresyonu’’ adi verilir. Dogum sonrasi olusan depresyon ile tiroid hormonlari  ve anti-TPO antikoru arasinda  bir iliski  oldugu çesitli bilimsel çalismalarda ortaya konmustur. Gebeligin ilk 3 ayinda ölçülen anti-TPO antikor düzeyleri dogum sonrasi depresyona girilip girilmeyecegi konusunda bilgi vermektedir. Anti-TPO antikoru yüksek olan kadinlarda dogum sonrasi depresyon 3 kat daha fazla görülmektedir.

            Depresyonun kendisinin de tiroid hastaliklarinin gelisimine katkida bulunabildigini  unutmamak gerekir. Stresli veya depresyondaki kisilerde Graves hastaligi denilen tiroid bezinin asiri çalismasi ile karakterize bir hastalik ortaya çikabilmektedir.

YORGUNLUK VE  GUATR

            Tiroid bezi yetmezligi olan kisilerde yorgunluk ve halsizlik siklikla bulunur.  Tedaviyle bu sikayetlerde düzelme olur. Bununla birlikte tiroid yetmezligi olan hastalarda siklikla birlikte  bulunan kansizlik (anemi) de yorgunlugun önemli bir nedenidir.  Tiroid bezi yetmezliginde özellikle B12 vitamini ve demir eksikligi sik görülür.  Kansizligin   tiroid bezi yetmezligiyle birlikte tedavi edilmesi  yorgunlugun düzelmesine  katkida bulunur.

            Böbrek üstü bezinin az çalismasi (kortizol hormonu eksikligi) da yorgunluk yapan önemli bir  hormon bozuklugudur. Bazi Hashimoto tiroiditli hastalarda  tiroid bezi yetmezligi ve  böbreküstü bezi yetmezligi birlikte  bulunabilir.  Eger bu durum fark edilmez ise tiroid ilaçlariyla   yorgunluk ve bitkinlik iyice artar.  Ilaç alinca durumu kötülesen  yani yorgunluk ve bitkinligi artan kisilerde kan kortizol hormonuna bakilarak böbreküstü bezinin az çalisip çalismadigi kontrol edilir.  Kortizol eksikligi varsa doktorunuz size önce kortizon ilaci verir ve sonra tiroid ilaçlari alirsiniz.

            Yorgunluk yapan diger nedenler ise asagida verilmistir:

Seker hastaligi ve bazi enfeksiyonlar da önemli yorgunluk nedenidir. Yorgunluk ayrica kalp, böbrek, bagirsak ve diger organ hastaliklarinda da görülebilir.

            Asiri çalisma, stresli bir yasam uykusuzluk ve depresyon yorgunlugun önemli nedenlerindendir.

            Asiri kilo alma ve  gece kisa süreli nefes durmasi (apne) sabahlari sersemlemis bir sekilde ve yorgun kalkmaya neden olur.

            Hareketsizlik, spor yapmamak ve beslenmenin bozuk olmasi  da   önemli yorgunluk  nedenleridir.



Prof Dr Metin Özata
Ahmet Mithat Efendi caddesi No: 12/3
kalamis-Istanbul
Tel 0 216 3486519
Web Hosting Companies